Past Perfect Tense Örnek Cümleler

past perfect tense örnek cümleler

      Past perfect tense örnek cümleler adlı bu dersimizde past perfect tense ile ilgili bir çok örnek bulabilirsiniz. Ayrıca örnek cümlelerde geçen bilmediğiniz kelimeleri de öğrenmeye çalışarak kelime haznenizi de geliştirebilirsiniz. Ancak derse geçemeden önce past perfect tense konusunu kısaca hatırlayalım;



     Past perfect tense geçmişte gerçekleşen iki olaydan önce gerçekleşeni bildiren bir yapıdır. Örneğin; Oraya vardığımda gitmişti; cümlesinde geçmişte gerçekleşen iki farklı eylemden bahsedilmiştir;


1- Onun gitmesi,
2- Benim oraya varmam. 


       Önce gerçekleşen eylem “Onun gitmesi” olduğu için, bu cümleyi İngilizceye çevirirken, bu kısımda “past perfect tense” kullanılması gerekir. Ancak past perfect tense kullanılan cümlelerde her zaman iki eylemden bahsedilmesi gerekmez. Eğer ikinci eylem her ikinci eylem zaten biliniyorsa, sadece bir olayın gerçekleştiği cümlelerde past perfect tense kullanılabilir.  Past perfect tense cümlelerinin yapısı ise;


Özne + had + fiilin 3. hali 

şeklindedir.Past perfect tense örnek cümleleri anlattığımız bu dersimizin sonuna ise, sadece 60 günde İngilizce öğrenmenin sırrını açıklayan bir not ekledik. Dersi okuduktan sonra o notu da okumanız faydanıza olacaktır. İyi çalışmalar dileriz.

Past Perfect Tense Örnek Cümleler 

Past Perfect Olumlu Cümleler

past perfect tense olumlu cümleler

  • He had already taken out the trash. O önceden çöpleri çıkarmıştı.
  • He had washed his car until you came. Sen gelene kadar arabasını yıkamistı.
  • He had walked to school . Okula yürümüştü.
  • They had done their homework. Onlar ödevlerini yapmışlardı.
  • He had washed his hands before he cooked the dinner. Yemeği pişirmeden önce ellerini yıkamıştı.
  • I had wrapped the book carefully. Kitabı dikkatli bir şekilde paketlemişti.
  • They had stayed in Bodrum for three months. 3 ay Bodrum’da kalmıştı.
  • He had never slept in the school. O okulda hiç uyumamıştı.
  • The child had broken the window. Çocuk pencereyi kırılmıştı.
  • He had worked here. O burada çalışmıştı.
  • He had walked across the street. O sokağın karşısına yürümüştü.
  • She has already written the letter. O mektubu yazmıştı bile.
  • He had eaten dinner before you got here. Sen gelmeden önce yemeği yemişlerdi.
  • You came after he had left the house. O evden ayrıldıktan sonra gelmiştin.
  • The teacher called her mother after he had done his homework. O ödevini yaptıktan sonra öğretmeni annesini aradı.
  • He had tidied his room. O odasını toplamıştı.
  • He had done the dishes before her mother told her. Annesi onu söylemeden önce kirli bulaşıkları yıkamıştı.
  • The movie had finished by the time we arrived at the cinema. Sinemaya vardığımızda film bitmişti.
  • Her father had gone before she began to work. Çalışmaya başlamadan önce babası gitmişti.
  • They had bought the clothes before she came. O gelmeden önce elbiseleri almıştılar.
  • I had paid the bills by the time you fixed the fridge. Sen bu sobayı tamir ederken faturaları ödemiştim.
  • She had found the keys before you started to look. Sen bakmaya başlamadan önce anahtarları bulmuştu.
  • He had realized the mistakes before his teacher told him. Öğretmen ona söylemeden önce hataları fark etmişti.
  • He had given the answers . O cevapları vermişti.
  • The cat had appeared in the street. Kedi sokakta görünmüştü.

Past Perfect  Olumsuz Cümleler
past perfect tense olumsuz cümleler

  • She had not walked to home. O eve yürümemişti.
  • He had not watered the flowers. Çiçekleri sulama çiçekleri sulama mıştmıştı 
  • They had not worked at the restaurant. Onlar restaurantta çalışmamıştı.
  • I had not talked to my father. Babamla konuşmamıştım.
  • The child hadn’t broken the vase before you came. Sen gelmeden önce vazoyu kırılmamıştı.
  • The man had not shouted to the little girl. Adam küçük kıza bağırmamıştı.
  • The car had not crashed. Araba çarpmamıştı.
  • I hadn’t received the bills. Ben faturaları almamıştım.
  • They hadn’t cleaned the house. Onlar evi temizlememişti.
  • She hadn’t started to walk. Yürümeye başlamamıştı.
  • He had not decided to quit his job . Mesleğini bırakmaya karar vermemişti.
  • I hadn’t traveled. Ben seyahat etmemiştim.
  • I hadn’t rented a car for 2 weeks. İki haftadır araba kiralamamıştım.
  • The doctor hadn’t called me. Dr beni aramamış th Doktor beni aramamıştı.
  • He hadn’t found the thieve. O hırsızı bulamamıştı.
  • I hadn’t decided to go to London. Londra’ya gitmeye karar vermemiştim.
  • He hadn’t baked the cake. Keki fırında pişirmemişti.
  • I hadn’t lived here. Burada yaşamamıştım.
  • He hadn’t moved to Turkey. Türkiye taşınmamıştı.
  • She hadn’t applied the rules. Kuralları uygulamamıştı.
  • They hadn’t invented the machine. Makinayı icat etmemişlerdi.
  • They hadn’t fed the horse. Atı beslememişlerdi.
  • The plane hadn’t arrived. Uçak var mamıştı.
  • I hadn’t completed the project. Projeyi tamamlamamıştım.
  • She hadn’t joined the army.

Past Perfect Soru Cümleleri
past perfect tense soru cümleleri
  • Had he done his homework before he went out?
Yes he had. Dışarı çıkmadan önce ödevini yapmış mıydı?

  • Had he worked on the report ?
No he hadn’t. Rapor üzerinde çalışmış mıydın?

  • Had he cleaned his  house before the guests came?
Yes he had. Misafirler gelmeden evini temizlemiş miydi?

  • Had he returned  his hometown?
No he hadn’t. Memleketine dönmüş müydü?

  • Had they washed the dishes?
Yes they had. Bulaşıkları yıkamışlar mıydı?

  • Had she cooked the dinner?
No she hasn’t. Akşam yemeğini pişirmiş miydi?

  • Had  you set the table? Masayı kurumuş muydun?
Yes I had.

  • Had you gone to cinema?
No I hadn’t. Sinemaya gitmiş miydin?

  • Had they seen the new house?
No they hadn’t. Yeni evin görmüşler miydi?

  • Had she introduced her father?
Yes she had. Babasını tanıştırmış mıydı?

  • Had you paid  by credit card?
No I hadn’t. Kredi kartı ile mı demiştin?

  • Had you studied harder?
Yes I had. Daha sıkı çalışmış mıydı?

  • Had she spent her holiday in Antalya?
Yes she had. Tatilini Antalya’da mı geçirmişti?

  • Had you  visited your grandfather?
Yes I had . Büyük babanı ziyaret etmiş miydin?

  • Had she  drunk a cup of tea?
Yes she had. Bir fincan çay içmiş miydi?

  • Had they learned the bad news?
Yes they had. Kötü haberi öğrenmişler miydı?

  • Had you teached to your son how to play?
Yes I had. Nasıl oynanacağını oğluna öğretmiş miydin?
  • Had he bought the tests?
No he hadn’t. Testleri almış mıydı?

  • Had she listened her father?
No she hadn’t. Babasını dinlemiş miydi?

  • Had you studied maths?
Yes I had. Matematiğe çalışmış mıydın?

  • Had they watched the new movie?
No they hadn’t. Yeni filmi seyretmişler miydi?

  • Had they walked to the school?
Yes they had. Okula yürüyüşler miydi?

  • Had you brought the box?
No I hadn’t. Kutuyu getirmiş miydin?

  • Had you painted the walls?
Yes I had. Duvarı boyamış mıydın?

  • Had she understood the truth?
Yes she had. Gerçeği anlamış mıydı?

  • Had you prefered to stay?
Yes I had. Kalmayı tercih etmiş miydin?

60 Günde İngilizce Nasıl Öğrenilir?

past perfect tense örnek cümleler
       İngilizce öğrenmek isteyen herkes ilk olarak İngilizcenin mantığını öğrenmelidir. İngilizce’de bir çok farklı kural olmasına rağmen, aslında bu yapıların neredeyse tamamı aynı kurala göre hareket eder. Dolayısıyla, İngilizcenin mantığını anlayan biri, İngilizcedeki bütün konuları rahatça öğrenebilir, cümlelerinde kullanabilir. İngilizcenin mantığını ve diğer bütün konuları sadece 60 günde öğrenmek istiyorsanız yapmanız gereken iki şey var;

1- HAYAT İNGİLİZCE adlı YOUTUBE KANALIMIZ’a abone olarak her gün bir adet videomuzu izlemek. 

2- Videolu setimize paralel olarak hazırlanmış eğitim setimizi indirerek videolu derslerimizden öğrendiğiniz konuları pekiştirerek uzun süreli belleğinize aktarmak. 

Bu iki basit şartı yerine getirdikten sonra İngilizce öğrenmemeniz için hiç bir sebep kalmaz. Eğitim setimizi indirmek için tıklayınız. 

Unutmayın!! İngilizce öğrenmek isteyen herkes İngilizce öğrenebilir. 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*